Kendi efendisi olmayan hiç kimse tam olarak özgür olduğundan bahsedemez. Ben kendimin efendisi bir Eskişehir Escort olarak bu şehirde bulunuyorum. Gece hayatı ve etkinlikleriyle beni kendine bağlayan bu şehir yakışıklı erkekleriyle de beni daha fazla kendine çekmeye devam ediyor. İşimi isteyerek yapıyorum, inanıyorum ki yapılırken heyecan duyulmayan başarılamaz da.

Eskişehir’in bana kattıkları

Burada geçirdiğim her gün biraz daha yaşlanmam gerekirken hayatın hareketinden midir yoksa benim enerjimden midir bilmiyorum sanki her gün biraz daha gençleşiyorum. Bu şehrin ülkenin diğer yerlerine göre daha gelişmiş olduğunu hissediyorum ama medeni bir gelişme değil daha değişik bir şey. Çünkü medeniyette insanlar birbirlerinin suratına bakmadan veya da acısını umursamadan yanından geçip gidiyor. Benim anladığım medeniyette insanları birbirlerinin düşüncesine o kadar saygısı yok. Ancak burada durum böyle değil. Her yerde bir genç birikimi mevcut. Ve bu da insana kendini daha genç hissetiriyor. İnsanlarla korkusuzca Tepebaşı Escort gibi gidip alakasız bir muhabbete dalabiliyorum. Ben dünyaya korkmak için gelmedim. Ben bu dünyaya yaşamak için geldim. Şimdiye kadar da korkmadan yaşanabilecek buradan daha iyi bir şehir göremedim.

Özgürlük ve Eskişehir

Özgürce yaşamak hapiste yaşamaktan daha pahalı. Hayat sürekli bir yaşam mücadelesi içinde geziyor. Ve ben de hayatımı kazanmak için vücudumu ve kadınlığımı kullanıyorum. Çünkü insanlarla şu kadar iş karşılığında, bu kadar para gibi bir anlaşma yaptığım zaman, o kişiler sanki benim sahibim gibi davranıyorlar. Ve bu da benim kaldırabileceğim bir şey değil. Çünkü kimse kimsenin sahibi değil. Bir çok insan, aslında muazzam yüksek değeri olan özgürlüklerini ihtiyaçlarının karşılığı olan ucuz ve vasat değerlere satmaya razı oluyor. Ben özgürlüğümü satmayı reddediyorum. Ama bir çoğunuz reddedeceği işi yani Eskişehir Escort‘luk yapıyorum. Özgürlük için ödenemeyecek bedel yoktur ve ben bunun bedelini her gün ödüyorum. En ufak da bir pişmanlık duymuyorum. Hayatta kesin olan tek şey harekettir. Hareket tercih meselesi değildir. Hareket hayatın ta kendisidir. Ben de bir çoğunuz gibi sabah 8 akşam 5 tarzı bir iş seçseydim kendime işte asıl o zaman kendimi ölü sayardım. İnsanlar topluma uyumlu ve kabullenmiş bir hayatı, mutluluk ile karıştırırlar. Kabullenilmiş bir hayat mutluluk değildir. Çünkü kabullenilmiş hayat özgürlük değildir. Dünyaya bir kere geliyoruz ve ben onu boşa harcamayacağım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir